Korece dilbilgisi notları

Yeni başlayanların gerçekten takıldığı yirmi ek ve sonek. Ne zaman kullanıldıkları ve yanlış kullanılınca nasıl duyuldukları anlatılıyor.

Ekler neden çift çift gelir

받침과 조사의 짝

Giriş

Korecedeki eklerin iki biçimi vardır. Hangisini kullanacağınız, önceki kelimenin son sesine bağlıdır.

Korece bir hece ünsüzle bitebilir. Bu son ünsüze 받침 (batçim, son ünsüz) denir.

학교 ㅛ ile biter — bu bir ünlüdür. Batçim yoktur. 학생 ㅇ ile biter — bu bir ünsüzdür. Batçim vardır.

Eklerin çoğunun iki biçimi vardır, her durum için bir tane. Kural hep aynıdır: ünsüzle başlayan biçim ünlüden sonra, ünlüyle başlayan biçim ünsüzden sonra gelir. Korece iki ünlünün ya da iki ünsüzün art arda çarpışmasını önler.

Bu size tanıdık gelecek: Türkçe de aynı işi kaynaştırma harfiyle yapar — “evi” ama “arabayı”, “eve” ama “arabaya”. Hangi biçimin nereye gittiğini ezberlemeniz gerekmez. Yüksek sesle söyleyin — yanlış olanı söylemek zordur.

  • 학교가hakgyo-gaokul (özne)ünlüyle biter → 가
  • 학생이haksaeng-iöğrenci (özne)ünsüzle biter → 이
  • 커피를keopi-reulkahve (nesne)ünlüyle biter → 를
  • 물을mul-eulsu (nesne)ünsüzle biter → 을

ㄹ ünsüz sayılır, bu yüzden 물 을 alır — kulağa iki türlü de akıcı gelse bile.

은 / 는 — konu eki

은 / 는 — 주제

Giriş

Cümlenin neyle ilgili olduğunu gösterir. Türkçe çeviride çoğu zaman hiç karşılığı kalmaz.

은/는 konuyu duyurur: “X’e gelince…”. Türkçede bunun için ayrı bir ek yoktur — bu işi söz dizimi ve vurgu görür, bu yüzden çeviride 은/는 genellikle kaybolur.

Ünsüzden sonra 은, ünlüden sonra 는 kullanın.

Üç görevi vardır: 1. Neden söz ettiğinizi ortaya koymak — 저는 학생입니다. 2. İki şeyi karşılaştırmak — 커피는 좋아해요. 차는 안 좋아해요. 3. Zaten bilinen bir şeye dönmek — bir şey bir kez ortaya konunca 은/는 alır.

  • 저는 미국 사람입니다.jeo-neun miguk saram-imnida.Ben Amerikalıyım.
  • 오늘은 바빠요.oneul-eun bappayo.Bugün meşgulüm.bugüne gelince — başka günlerin farklı olduğunu ima eder
  • 형은 의사이고 동생은 학생이에요.hyeong-eun uisa-igo dongsaeng-eun haksaeng-ieyo.Ağabeyim doktor, küçük kardeşim de öğrenci.karşılaştırma

이 / 가 — özne eki

이 / 가 — 주격

Giriş

Eylemi kimin ya da neyin yaptığını gösterir, özellikle de yeni bilgi bu olduğunda.

이/가 dil bilgisel özneyi işaretler. Ünsüzden sonra 이, ünlüden sonra 가 kullanın.

Özne yeni bilgi olduğunda ya da onu öne çıkardığınızda 이/가 kullanın:

누가 왔어요? — 친구가 왔어요. Kim geldi? — Bir arkadaş geldi.

“Kim / ne” sorusunun cevabı neredeyse her zaman 이/가 alır, asla 은/는 almaz. Soru kelimesinin kendisi de 이/가 alır — 누가, 뭐가.

  • 비가 와요.bi-ga wayo.Yağmur yağıyor.kelimesi kelimesine: yağmur geliyor
  • 이름이 뭐예요?ireum-i mwoyeyo?Adınız ne?
  • 시간이 없어요.sigan-i eopseoyo.Vaktim yok.

은/는 ile 이/가 — en zor konu

은/는 과 이/가 의 차이

Temel

Eski, bilinen bilgi 은/는 alır. Yeni bilgi 이/가 alır.

Başlangıç seviyesi Korecenin en zor noktası budur ve hiçbir kural her durumu kapsamaz. Ama tek bir fikir çoğunu kapsar.

이/가 tanıtır. 은/는 sürdürür.

옛날에 한 남자가 살았어요. Bir zamanlar bir adam varmış. ← ilk kez anılıyor: 가 그 남자는 아주 가난했어요. O adam çok fakirmiş. ← artık biliniyor: 는

Konuşmada da durum aynıdır. İçeri girdiğinizde biri ne olduğunu sorarsa yeni olan şey 가 alır. Konu bir kez ortaya çıkınca 는 ile devam eder.

İkinci kullanım: karşılaştırma yaparken 은/는 her zaman kazanır. Yepyeni bir isim bile başka bir şeyle karşılaştırılıyorsa 는 alır.

Bunu yanlış yapmak sizi anlaşılmaz kılmaz. Sadece sebepsiz yere bir şeyi vurguluyormuşsunuz gibi duyulursunuz.

  • 한국 음식이 맛있어요.hanguk eumsik-i masisseoyo.Kore yemekleri lezzetli.bir gerçeği bildirme, yeni (가)
  • 한국 음식은 맛있어요.hanguk eumsik-eun masisseoyo.Kore yemekleri (başka yemeklerin aksine) lezzetli.bir karşılaştırma ima eder (는)

Yeni başlayanlar 은/는’ü fazla kullanır, çünkü ilk o öğretilir. Düz bir gerçeği söylerken emin değilseniz 이/가 daha güvenlidir.

을 / 를 — nesne eki

을 / 를 — 목적격

Giriş

Eylemin etkilediği şeyi gösterir. Ünsüzden sonra 을, ünlüden sonra 를.

Korece yüklemi sona koyar, bu yüzden nesne ondan önce gelir — tıpkı Türkçede olduğu gibi:

저는 책을 읽어요. Ben kitabı okuyorum.

을/를 Türkçedeki belirtme hâli ekine (-ı, -i, -yı, -yi) çok benzer. Ek, nesnenin hangisi olduğunu söylediği için söz dizimi karışıklık olmadan değişebilir — Türkçede “Kitabı ben okuyorum” dediğiniz gibi. 책을 저는 읽어요 yine “Ben kitap okuyorum” demektir: alışılmadık ama açık.

Günlük konuşmada 을/를 çoğu zaman tamamen düşer: 밥 먹었어? “Yemek yedin mi?” Bu normaldir, özensizlik değildir.

  • 물을 마셔요.mul-eul masyeoyo.Su içiyorum.
  • 한국어를 배워요.hangugeo-reul baewoyo.Korece öğreniyorum.
  • 친구를 만났어요.chingu-reul mannasseoyo.Bir arkadaşla buluştum.만나다 를 alır: Türkçedeki “arkadaşla” (ile) yerine Korecede doğrudan nesnedir

에 — -e, -de, saatte

에 — 장소·시간

Giriş

Gittiğiniz yer, bir şeyin bulunduğu yer ya da zamandaki bir nokta.

에’nin tek biçimi vardır — dert edilecek bir batçim çifti yoktur.

Üç kullanımı vardır: 1. Varış yeri, 가다 / 오다 ile — 학교에 가요. 2. Bulunma, 있다 / 없다 ile — 집에 있어요. 3. Zaman — 세 시에 만나요.

Türkçede burada iki ayrı ek vardır: “okula gidiyorum” (yönelme, -e) ve “evdeyim” (bulunma, -de). Korecede ikisinde de aynı 에 kullanılır.

Asıl ayrım 에서 ile (sonraki not): 에 bir şeyin *bulunduğu* ya da *gittiği* yerdir; 에서 bir şeyin *olduğu* yerdir.

  • 학교에 가요.hakgyo-e gayo.Okula gidiyorum.
  • 책상 위에 있어요.chaeksang wi-e isseoyo.Masanın üstünde.
  • 월요일에 시작해요.woryoil-e sijakhaeyo.Pazartesi başlıyor.

오늘, 내일, 어제, 지금 asla 에 almaz. 오늘에 갔어요 yanlıştır — sadece 오늘 갔어요.

에서 — nerede olur, nereden başlar

에서 — 행위 장소·출발

Başlangıç

Bir eylemin gerçekleştiği yer ya da geldiğiniz yer.

에서 eylemin yerini gösterir:

집에서 공부해요. Evde ders çalışıyorum.

에 ile karşılaştırın:

집에 있어요. Evdeyim. ← bulunma 집에서 먹어요. Evde yemek yerim. ← eylem

Kendinize fiilin *yaptığınız* bir şey olup olmadığını sorun. 있다, 없다, 살다 ve 가다 에 alır. Etkin olarak yaptığınız her şey 에서 alır.

에서 bir yerden “-den” anlamına da gelir: 한국에서 왔어요. Kore’den geldim. Türkçedeki ayrılma hâli eki (-den, -dan) gibi.

  • 카페에서 일해요.kape-eseo ilhaeyo.Bir kafede çalışıyorum.
  • 어디에서 왔어요?eodi-eseo wasseoyo?Nerelisiniz?
  • 집에서 학교까지 30분이에요.jib-eseo hakgyo-kkaji samsip-bun-ieyo.Evden okula 30 dakika.

살다 (yaşamak) cümleye göre 에 ya da 에서 alır: normal biçim 서울에 살아요’dur.

에 ile 에서 — nasıl ayırt edilir

에 와 에서 구별

Başlangıç

Fiil bulunmayı ve hareketi mi, yoksa bir etkinliği mi anlatıyor? Karar bunu belirler.

Tek bir soru neredeyse her durumu çözer.

Eylemin o yerin içinde gerçekleştiğini gözünüzün önüne getirebiliyor musunuz?

도서관에서 공부해요. Ders çalışmak kütüphanenin içinde olur. → 에서 도서관에 가요. Gitmek içeride olmaz — orada sona erer. → 에

에 alan fiiller: 가다, 오다, 있다, 없다, 살다, 다니다, 도착하다. 에서 alan fiiller: 공부하다, 일하다, 먹다, 만나다, 놀다, 사다 ve diğerlerinin çoğu.

Bunu yanlış yapmak yeni başlayanların en göze batan hatalarından biridir — ama düzeltmesi de en kolay olanlardan biridir.

  • 식당에 가서 밥을 먹었어요.sikdang-e gaseo bab-eul meogeosseoyo.Bir lokantaya gidip yemek yedim.gitmek → 에
  • 식당에서 밥을 먹었어요.sikdang-eseo bab-eul meogeosseoyo.Lokantada yemek yedim.yemek → 에서

으로 / 로 — ile, -e doğru, hangi dilde

으로 / 로 — 수단·방향

Başlangıç

Kullandığınız araç, yöneldiğiniz yön ya da konuştuğunuz dil.

Ünsüzden sonra 으로, ünlüden sonra 로 kullanın. ㄹ istisnadır — 으로 değil 로 alır (서울으로 değil, 서울로).

Üç kullanımı vardır: 1. Araç ya da gereç — 젓가락으로 먹어요. Çubukla yerim. 2. Yön — 왼쪽으로 가세요. Sola gidin. 3. Dil ya da malzeme — 한국어로 말해요. Korece konuşurum.

İlk kullanım Türkçedeki “ile / -la, -le” ekine denk gelir: “çubukla”, “kalemle”, “otobüsle”.

로 ile verilen yön, 에 ile verilen varış yerinden daha gevşektir. 학교에 가요 okula vardığınızı anlatır. 학교로 가요 o tarafa doğru gittiğinizi anlatır.

  • 버스로 가요.beoseu-ro gayo.Otobüsle gidiyorum.
  • 이걸로 주세요.igeol-lo juseyo.Bunu alayım, lütfen.
  • 영어로 써 주세요.yeongeo-ro sseo juseyo.Lütfen İngilizce yazın.

ㄹ ile biten isimler 으’yu düşürür: 지하철로, 연필로, 서울로.

와 / 과, 하고, (이)랑 — ve, ile

와 / 과, 하고, (이)랑

Başlangıç

İsimler arasında “ve” demenin üç yolu. Anlamca değil, resmiyetçe ayrılırlar.

Üçü de isimleri bağlar ve üçü de “ile” anlamına da gelir — Türkçedeki “ile” gibi.

와 / 과 yazılı, resmî. Ünlüden sonra 와, ünsüzden sonra 과. 하고 tarafsız, konuşmada çok yaygın. Tek biçim. (이)랑 gündelik, samimi. Ünsüzden sonra 이랑, ünlüden sonra 랑.

Dikkat: 와/과 çoğu ekin tersine işler — 와, ünsüzle başlıyor gibi görünse de ünlüden sonra gelir. Bunu ezberlemeniz gerekir.

Bunlar yalnızca isimleri bağlar. İki cümleyi bağlamak için -고 gerekir (bağlama ekleri notuna bakın).

  • 커피와 빵keopi-wa ppangkahve ve ekmek
  • 친구하고 갔어요.chingu-hago gasseoyo.Bir arkadaşla gittim.
  • 동생이랑 놀았어요.dongsaeng-irang norasseoyo.Küçük kardeşimle oynadım.

Cümleleri 와/과 ile bağlamayın. “Yedim ve çıktım” 과 değil, -고 ister.

도 — de/da, bile

도 — 또한

Giriş

은/는, 이/가 ve 을/를’ün üstüne eklenmez, onların yerine geçer.

도 “de / da” (“ben de”) anlamına gelir. Tek biçim, batçim çifti yok.

Önemli olan, diğer eklere ne yaptığıdır. 도 konu, özne ve nesne eklerinin yerine geçer:

저는 학생이에요. → 저도 학생이에요. (저는도 değil) 커피를 마셔요. → 커피도 마셔요. (커피를도 değil)

Ama yer eklerinin üstüne eklenir:

학교에도 갔어요. Okula da gittim. 집에서도 공부해요. Evde de ders çalışırım.

Olumsuz cümlede 도 “de … değil” anlamı verir: 저도 안 갔어요. Ben de gitmedim.

  • 저도 가고 싶어요.jeo-do gago sipeoyo.Ben de gitmek istiyorum.
  • 이것도 주세요.igeot-do juseyo.Bunu da verin.
  • 한 명도 없어요.han myeong-do eopseoyo.Bir kişi bile yok.

만 — sadece, yalnızca

만 — 한정

Başlangıç

Tek bir şeyle sınırlar. 도 gibi, özne ve nesne eklerinin yerine geçer.

만 “sadece” ya da “yalnızca” anlamına gelir. Tek biçim.

도 gibi 은/는, 이/가, 을/를’ü dışarı iter:

물만 마셔요. Sadece su içerim. (물을만 değil)

Yine 도 gibi yer eklerinin üstüne eklenir: 집에서만 공부해요.

만’ı sık sık 있다 ile görürsünüz: 하나만 있어요. Sadece bir tane var.

  • 한 번만 해 주세요.han beon-man hae juseyo.Lütfen sadece bir kez yapın.
  • 너만 알고 있어.neo-man algo isseo.Bu aramızda kalsın.kelimesi kelimesine: bunu sadece sen bil

의 — -in, aitlik

의 — 소유

Başlangıç

Aitliği gösterir ve konuşmada genellikle düşürülür.

의 iki ismi bağlar: A의 B, “A’nın B’si” demektir.

친구의 책 arkadaşın kitabı

Türkçedeki ilgi hâli ekiyle (-ın, -in) aynı sıradadır: sahibi önce gelir — 친구의 책, tıpkı “arkadaşın kitabı” gibi.

Günlük konuşmada 의 genellikle düşer — 친구 책 daha doğaldır. Yazıda ve düşürünce anlam belirsizleşecekse koruyun.

İki kısaltmayı ezberlemeye değer, çünkü çok sık geçerler:

저의 → 제 benim (alçakgönüllü) 나의 → 내 benim (samimi)

의 ek olduğunda 의 değil 에 diye okunur. 친구의, 친구에 gibi duyulur.

  • 제 이름은 민수예요.je ireum-eun Minsu-yeyo.Benim adım Minsu.
  • 한국의 역사hanguk-ui yeoksaKore’nin tarihi

에게 / 한테 / 께 — bir kişiye

에게 / 한테 / 께 — 대상

Temel

Bir şeyi alan kişi. 에 yerler içindir; insanlar için bunlar gerekir.

Korece insanlar için 에 kullanmaz. Bir arkadaşa kitap vermek için 에게 ya da 한테 gerekir.

에게 yazılı ve resmî 한테 konuşma dili ve gündelik — anlam aynı 께 saygı bildiren, yaşça büyük ya da kıdemli biri için

Türkçe yönelme hâli eki -e’yi hem yer hem kişi için kullanır (“okula”, “arkadaşa”); Korece ise burada ayırır: yer 에, kişi 에게 / 한테 / 께.

Yönü tersine çevirmek için 서 ekleyin: 친구한테서 받았어요. Bunu bir arkadaştan aldım.

Hangisinin gerektiğine fiil karar verir. 주다 (vermek), 보내다 (göndermek), 말하다 (söylemek), 전화하다 (aramak) hepsi böyle işaretlenmiş bir kişi alır.

  • 친구한테 전화했어요.chingu-hante jeonhwahaesseoyo.Bir arkadaşımı aradım.
  • 선생님께 여쭤봤어요.seonsaengnim-kke yeojjwobwasseoyo.Öğretmene sordum.saygı bildiren 께, alçakgönüllü 여쭤보다 ile

학교에 갔어요 (yer) ama 선생님한테 갔어요 (kişi). Bir kişi için 에 kullanmak açık bir hatadır.

부터 / 까지 — -den ve -e kadar

부터 / 까지 — 시작·끝

Başlangıç

Zamanda ya da mekânda bir aralık. Çoğu zaman çift olarak kullanılır.

부터 başlangıç noktasını, 까지 bitiş noktasını gösterir. İkisinin de tek biçimi vardır.

Zaman için 부터 … 까지 kullanın: 아홉 시부터 여섯 시까지 일해요.

Yer için 에서 … 까지 kullanın: 집에서 학교까지 걸어가요.

Bu fark önemlidir. Türkçede “dokuzdan altıya kadar” ile “evden okula kadar” aynı biçimde kurulur, ama Korecede yer için 에서 gerekir. 집부터 alışılmadık duyulur; konuşanlar 집에서 der.

까지 tek başına “bile” anlamına da gelebilir: 너까지? Sen bile mi?

  • 월요일부터 금요일까지woryoil-buteo geumyoil-kkajipazartesiden cumaya kadar
  • 언제까지 해야 돼요?eonje-kkaji haeya dwaeyo?Bunu ne zamana kadar yapmam gerekiyor?

-습니다 / -ㅂ니다 — resmî kibar biçim

-습니다 / -ㅂ니다 — 합쇼체

Başlangıç

Günlük eklerin en resmîsi. Haberler, sunumlar, ordu, müşteri hizmetleri.

Ünsüzle biten köke -습니다, ünlüyle biten köke -ㅂ니다 ekleyin.

먹다 → 먹습니다 가다 → 갑니다

Sorularda 다 yerine 까 gelir: 갑니까?

Bu, duyuruların ve ilk tanışmaların üslubudur. Arkadaşlar arasında katı, neredeyse askerî duyulur. Öğrencilerin çoğu önce -아요/-어요’da akıcı olmalı, -습니다’yı ise tanışırken ve resmî yazılarda kullanmalıdır.

입니다, 이다 (olmak) üzerindeki aynı ektir: 저는 학생입니다.

  • 안녕하십니까?annyeonghasimnikka?Merhaba. (resmî)
  • 감사합니다.gamsahamnida.Teşekkür ederim.
  • 잘 모르겠습니다.jal moreugesseumnida.Pek emin değilim.

-아요 / -어요 — kibar, gündelik

-아요 / -어요 — 해요체

Giriş

En çok kullanacağınız ek. Kibar ama katı değil.

Fiil kökünün son ünlüsüne bakın.

ㅏ ya da ㅗ → -아요 받다 → 받아요, 좋다 → 좋아요 geri kalan her şey → -어요 먹다 → 먹어요, 읽다 → 읽어요 하다 → 해요 공부하다 → 공부해요

Bu, Türkçedeki ünlü uyumunu hatırlatır: ekin ünlüsünü kökün son ünlüsü belirler.

Birçok kök kaynaşır: 가다 → 가요 (가아요 değil), 오다 → 와요, 보다 → 봐요.

Aynı biçim dört iş görür. Yalnızca tonlama değişir:

가요. Gidiyorum. bildirme 가요? Gidiyor musunuz? soru 가요! Gidelim. öneri 가요. Gidin. rica

Bu ekin her şeyden önce iyice öğrenilmeye değmesinin nedeni budur.

  • 어디 가요?eodi gayo?Nereye gidiyorsunuz?
  • 같이 먹어요.gachi meogeoyo.Birlikte yiyelim.
  • 괜찮아요.gwaenchanayo.Sorun değil.

Saygı düzeyleri — kiminle konuşuyorsunuz

존댓말과 반말

Temel

Korece fiillerin eki, dinleyenle ilişkinize göre değişir. Yanlış seçim, insanların fark ettiği hatadır.

Aynı cümlenin birkaç biçimi vardır:

갑니다 resmî kibar duyurular, yabancılar, iş 가요 kibar yakın olmadığınız yetişkinler için varsayılan 가 samimi (반말) yakın arkadaşlar, yaşça küçükler, aile

Bunu yanlış yapmak bir dil bilgisi hatası değil, toplumsal bir hatadır. Yaşça büyük ya da yeni tanıştığınız birine 반말 ile konuşmak, yanlış bir ekin asla olmayacağı kadar kabalıktır. Türkçedeki “sen” ile “siz” ayrımını düşünün — ama Korecede bu ayrım fiilin sonuna yerleşir.

Öğrenci için güvenli kural: karşınızdaki kişi bırakmanızı söyleyene (말 놓으세요) kadar herkesle 요 ile konuşun. Kibarca konuşulduğu için kimse alınmaz.

Ayrıca dinleyeni değil *özneyi* yücelten ayrı bir saygı eki -시- vardır: 선생님이 가세요. Bunu sonra öğrenebilirsiniz; yukarıdakiyle örtüşmez.

  • 어디 가세요?eodi gaseyo?Nereye gidiyorsunuz? (kıdemli birine)
  • 어디 가요?eodi gayo?Nereye gidiyorsunuz? (varsayılan kibar biçim)
  • 어디 가?eodi ga?Nereye gidiyorsun? (yakın bir arkadaşa)

Bir konuşmada düzeyleri karıştırmayın. Konuşmanın ortasında 요’dan 반말’a geçmek ani bir soğukluk ya da aşırı laubalilik gibi algılanır.

Söz dizimi — yüklem sonda

어순 — 서술어가 끝에

Giriş

Korece özne–nesne–yüklem dizilişindedir ve ekler sıradan daha önemlidir.

Korece de Türkçe gibi özne–nesne–yüklem (ÖNY) dizilişindedir.

저는 커피를 마셔요. Ben kahve içiyorum.

Her isim hangi rolü oynadığını söyleyen bir ek taşıdığı için yüklemden önceki sıra esnektir — Türkçede de olduğu gibi. Bunların hepsi doğrudur:

저는 커피를 마셔요. 커피를 저는 마셔요. 저는 마셔요, 커피를.

Sabit olan tek şey: yüklem cümleyi bitirir. Geri kalan her şey vurgu için yer değiştirebilir.

Bunun dinlemede pratik bir sonucu vardır. En önemli kelime — yüklem ve onun olumsuz olup olmadığı — en son gelir. Cümle bitmeden çevirmeye başlayamazsınız. Türkçe konuşan biri için bu alışık olduğunuz bir durumdur; cümlenin sonunu bekleme alışkanlığınız burada işinize yarar.

  • 저는 어제 친구를 만났어요.jeo-neun eoje chingu-reul mannasseoyo.Dün bir arkadaşla buluştum.
  • 어제 저는 친구를 만났어요.eoje jeo-neun chingu-reul mannasseoyo.Dün ben bir arkadaşla buluştum.aynı anlam, zaman vurgulanmış

-고, -아서/어서 — cümleleri bağlama

-고, -아서/어서 — 연결어미

Temel

“Ve” demenin iki yolu. Biri sıralama, diğeri sebep ya da ardıllık.

-고 yalnızca sıralar. İki yarı birbirinden bağımsızdır.

밥을 먹고 커피를 마셨어요. Yemek yedim ve kahve içtim.

-아서 / -어서 onları sebep ya da sıra bakımından bağlar. İkincisinin anlamlı olması için birincinin gerçekleşmesi gerekir.

배가 고파서 밥을 먹었어요. Acıkmıştım, o yüzden yemek yedim.

Fark en iyi hareket fiillerinde görülür:

학교에 가고 공부했어요. Okula gittim. Bir de ders çalıştım (belki başka bir yerde). 학교에 가서 공부했어요. Okula gidip orada ders çalıştım.

İkincisi Türkçedeki “-ip” ekine benzer: “gidip çalıştım”.

Ünlü seçimi -아요/-어요 ile aynı kurala uyar: ㅏ/ㅗ -아서 alır, geri kalan her şey -어서, 하다 ise 해서 olur.

Bilmeye değer bir kısıtlama: -아서/어서 ilk yarıda geçmiş zaman taşıyamaz. 먹었어서 yanlıştır — zaman yalnızca son yükleme eklenir.

  • 늦어서 죄송합니다.neujeoseo joesonghamnida.Geç kaldığım için özür dilerim.
  • 싸고 맛있어요.ssago masisseoyo.Hem ucuz hem lezzetli.
  • 친구를 만나서 영화를 봤어요.chingu-reul mannaseo yeonghwa-reul bwasseoyo.Bir arkadaşla buluşup film izledik.

-아서/어서 bir emir ya da öneri için sebep bildiremez. “Hava soğuk, o yüzden pencereyi kapat” -어서 değil, -(으)니까 ister.

Ek alıştırmasına git